“ZAMAN DARALIYOR!” NACİ GÖRÜR’DEN HAYATİ UYARI: DEPREM DİRENÇLİ KENTLER İÇİN 15 YILLIK KRİTİK SÜREÇ

Türkiye genelinde artan sismik hareketlilik sonrası yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Büyük depremler kapıda olabilir” diyerek uyardı.

“Zaman Daralıyor!” Naci Görür’den Hayati Uyarı: Deprem Dirençli Kentler İçin 15 Yıllık Kritik Süreç

Görür, can kayıplarını önlemenin tek yolunun deprem dirençli şehirler olduğunu vurguladı.

Türkiye, son yıllarda art arda meydana gelen depremlerle sarsılmaya devam ederken, yer bilimci Naci Görür’den gelen açıklamalar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmelerde, ülkenin farklı bölgelerinde yaşanan irili ufaklı sarsıntıların, daha büyük depremlerin habercisi olabileceğine dikkat çeken Görür, zaman kaybetmeden kapsamlı önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

“KÜÇÜK DEPREMLER BÜYÜĞÜN HABERCİSİ OLABİLİR”

Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu hatırlatan Görür, yaşanan küçük ölçekli depremlerin çoğu zaman göz ardı edildiğini ancak bu sarsıntıların yer kabuğundaki enerji birikiminin bir göstergesi olduğunu belirtti. Özellikle son dönemde artan deprem sayısının bilimsel açıdan dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade eden Görür, “Bu hareketlilik, sistemin diri olduğunu ve büyük bir deprem üretme potansiyelinin sürdüğünü gösterir” değerlendirmesinde bulundu.

“EN BÜYÜK RİSK: HAZIRLIK EKSİKLİĞİ”

Görür’e göre Türkiye’deki en büyük tehlike, depremin kendisinden çok hazırlıksızlık. Yapı stokunun önemli bir kısmının eski ve dayanıksız olduğuna işaret eden uzman isim, plansız kentleşmenin de riski katladığını dile getirdi. Özellikle büyük şehirlerde nüfus yoğunluğunun artmasıyla birlikte olası bir depremin etkilerinin çok daha yıkıcı olabileceği uyarısında bulundu.

10-15 YILDA DÖNÜŞÜM MÜMKÜN

Deprem dirençli kentlerin inşa edilmesinin uzun vadeli ancak mümkün bir hedef olduğunu belirten Görür, doğru planlama ve kararlı bir uygulama ile 10 ila 15 yıl içerisinde önemli bir dönüşüm sağlanabileceğini ifade etti. Bu süreçte bilimsel verilerin esas alınması gerektiğini vurgulayan Görür, yerel yönetimler ile merkezi idarenin eşgüdüm içinde çalışmasının hayati önem taşıdığını söyledi.

“DEVLETİN GÜCÜ VAR, YETER Kİ PLAN OLSUN”

Devletin bu dönüşümü gerçekleştirecek kapasiteye sahip olduğunun altını çizen Görür, sorunun çözümünün dağınık değil, tek merkezli ve sistemli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. “Bu mesele bir beka meselesidir” diyen Görür, ilgili kurumların ortak bir strateji çerçevesinde hareket etmesi halinde büyük kayıpların önüne geçilebileceğini ifade etti.

YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRI

Açıklamalarında yetkililere doğrudan çağrıda bulunan Görür, belirli bir program dahilinde, şeffaf ve denetlenebilir bir sürecin başlatılması gerektiğini kaydetti. Afet yönetiminin sadece kriz anında değil, öncesinde yapılacak hazırlıklarla anlam kazandığını belirten Görür, toplumun tüm kesimlerinin bu sürece dahil edilmesi gerektiğini dile getirdi.

TOPLUMSAL SEFERBERLİK VURGUSU

Deprem gerçeğinin yalnızca devletin değil, vatandaşın da sorumluluğunda olduğuna dikkat çeken Görür, bireylerin de yaşadıkları binaların güvenliğini sorgulaması gerektiğini ifade etti. Eğitim, bilinçlendirme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle Türkiye’nin depremle yaşamayı öğrenebileceğini belirtti.

Uzmanların uyarıları bir kez daha gösteriyor ki, Türkiye için deprem kaçınılmaz bir gerçek. Ancak alınacak doğru önlemlerle bu gerçeğin felakete dönüşmesi engellenebilir. Bilim dünyasının ortak çağrısı ise net: Zaman kaybetmeden harekete geçilmeli.

ADANA (UHA) - REMZİ YILDIRIM

EKONOMİ